halisaha etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
halisaha etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Mayıs 2010 Pazartesi

halı saha maçı

Bu hafta 8 kişilik kadroyu erken topladığımızdan, takımlarıda kurduğumuzdan sıkıntısız ve sancısız bi şekilde halısahaya gittik. Kurduğumuz kadrolara iki tarafında itirazı olmadı ve maça başladık. Klasik bi şekilde maçın başlamasıyla geriye düştük. Tabelayı Levent abi tuttu. Tutarken de arada "2-2 mi oldu?" diye baardı. Anlamadım biz skor deil fark tutuyoruz çünkü. Ne demek istediğinide kavrayamadım doğrusu. Gelelim maça...
Maça gitmeden önce evde yaklaşık yarım kilo çilek yedim, yanımada buzdolabı poşedine biraz erik alıp gittim. Bilemezdim ki hata yaptığımı. Maçta kötü etkisi oldu. Şişirdi beni. Bi ara dalağımın olduğu yerde bi şişkinlik ve ağrı hissettim. Sanırım çilekler ve erikler oraya toplanmışlardı. Ve de tepkiliydiler. Bu tepkiden dolayı bu hafta pek iyi performans gösteremedim. Bu maçta asıl dikkat çeken, sadece ben değil diğer takım arkadaşlarımında bacak aralarından (beşlik die tabir edilen bölge) geçen toplardı. Heralde maç boyunca benim beşlikten 20-25 tane top geçmiştir.
Bu haftaki maçta her zaman ki kadromuzdan farklı olarak Uğur Tan vardı. Uğur gayet istekliydi vede koştu. Kalede etkiliydi. Güzel toplar çıkardı, dikkatliydi. Abisi Yaşar'ın performansında bi düşüş var sanki bu aralar. BİM'den aldığı ürünler pek yaramıyo bence Yaşar'a. Olmaz brownilerle, çikolatalı gofretlerle. Bülent abi ileride yalnız kaldı, etkisizdi. Ben pek koşamayınca gereken desteği veremedim. Kalede çubuk gibi duran adamların üstüne üstüne vurdu hep.
Yalçın şımarıktı bu haftaki maçta. Tüm gollerini klasik hareketiyle atmak istedi. Sanırım başarılı olamadı. Ama bi kaç tane gol attı genede. Ali'nin maç içinde ayağı çekti şaşırtıcı şekilde kalede uzun süre kaldı. Kalede etkiliydi. Kafayla aşırtarak attığı gol hala gözümün önünde. Şans yanındaydı. Düşünmesi güzeldi en azından. Erasmus Orhan güzel ve kaleyi bulmayan şutlarıyla akıllarda kaldı. Topa vurmak için yaklaşırken bağırması ise hoş görüntüler oluşturdu. Uğur Toksoylu maçlardaki iyi performansını sürdürdü. Güzel pas ve şutlarıyla dikkat çekti.
Bu maçta da tabelaya itirazlar oldu. Levent abi İstanbul 12. noteri gibi köşeden skoru duyurdu bize. Gayet güvenilir ve emindi.
Bu arada:
Bizim takıma sezon içinde bi takviye yaptık. Levent abinin bacanağı Fatih abiyi maç başına 3 şişe Efes'e takıma dahil ettik. Tüm taraftarlarımıza duyurulur.

21 Mayıs 2010 Cuma

Yrn cuma... Halısaha günü... 
8 kişilik kadroyu kurmakta zorlanmadık bu sefer. Erken organizasyona girdim ve çözdüm. Tam kadro şöyle:
Erasmus orhan, kaan, ali, yalçın, bülent, uğur, yaşar ve uğur tan...
Bence takımlar böyle olsun (tabi itiraz olmazsa):
kaan, bülent, yaşar ve uğur tan kardeşler
ali, uğur, yalçın, erasmus orhan

15 Mayıs 2010 Cumartesi

Halı Saha Maçı(:

Bugünkü maçı erasmus Orhan ve sakatlığından dolayı Halil'in eksik olmasından dolayı üçe üç oynadık. Bu arada sebep belirtmeden maça katılmayan Orhan'ın yokluğunu noter tarafından belgeledik. Muhtemelen Orhan'a ağır bi para cezası gelecek. Haftaya maçın parasını Orhan mı verse? Tribünlerde 2 kişilik sessiz bi kalabalık vardı. Alkışlarla destek oldular.
Takımların kadroları Bülent, Yaşar ve Kaan'a karşı Yalçın, Ali ve Uğur'dan oluştu. Maçın ilk 5 dakkası ortada geçti. Daha sonra karşı takım maça ağırlığını koyup, 5-6 farktan aşağı düşürmedi. Bedava gollerle farkı sabit tuttular. Biz uğraşarak gol atarken, karşı takım gelip golü atıp gitti genel olarak. Kolay goller buldular. Uğur tekniğini ortaya koydu genel olarak. Bu maçta üzücü olansa Yalçın'ın klasik golünü atamamasıydı. Denedi ama direkten döndü. Maçın golü bu sefer Ali'den geldi. Orta sahanın gerisinden Uğur doldurdu. Ali kalenin önüne doğru kafayla indirdi ve boş kaleye topu yuvarladı. Bülent abinin ortasına gelişine çaktığım ve direkten dönen top gol olsaydı Ali'nin golü hiçti.
Maçın son 10 dakikasında maça ağırlığımızı koymaya başladık. Sigara içmeyen 2 oyuncunun avantajını kullandık. Farkı 6-7 den beraberliğe getirdik. Daha sonra rakibin demoralize olmasından yaralanarak 2 farkla öne geçtik ve maç orada bitti. Kısaca koyduk.
Ali: Bence şimdiye kadar maçlarda en çok koştuğu maçtı, iyiydi.
Yalçın: Pek varlık gösteremedi, vasattı. Anladığım kadarıyla Neşe'nin tribünde olduğu maçlarda kendini göstermeye çalışıo.
Uğur: Tekniğini konuşturdu, iyiydi, normal Uğur'du.
Yaşar: Tribünde kız arkadaşının olmasından dolayı, zor işler denedi, bikaçı dışında başarılı olamadı. Kondisyonu gayet iyiydi, maç sonuna kadar enerjisi vardı.
Bülent: Her hafta üzerine koyarak devam ediyo. Kondisyonu yeterli olmamasına rağmen zorladı kendini. Sigarayı bırakırsa iyi olabilir. Soğuk biraları takım arkadaşlarıyla paylaşmaması üzücüydü. Galibiyet kutlanmazmıydı bi poşet birayla. Bide fıstıklar, offf.
Kaan: Bilmemki(:
Not: Fotoğrafı bu sabah saatlerinde facebook.com (sosyal paylaşım sitesi) da buldum. Yalçın'a önemli işim var demiş. Noterle belgeledik bu fotoğraflarda dosyaya giricek. İbnesin olm sen.

13 Mayıs 2010 Perşembe

Geçmiş olsun Halil

Geçen Cuma günü yaptığımız halı saha maçında taraftar desteğinin maçı ne kadar renklendirdiğini gördük. Oyuncular ve izleyiciler için keyifli bi hal aldı gerçekten. Teşekkürler Levent başkan ve kızlara. Bu güzel görüntülere rağmen Ali ve Bülent kardeşlerin tartışması pek hoş değildi.
Maçın ortalarına doğru Halil, sert vuruşunun gol olduğu pozisyon sonrası kendini yerde buldu. Sahayı alkışlarla terk etti. Yerine Levent abi girdi. Baktı ki maç kötüye gidiyor, sakat sakat girdi oyuna ve takımının 2 farkla maçı almasını sağladı. Maçtan sonraki gün yapılan doktor tetkiklerinde Halil'in sağ diz sağ çapraz bağlarında kopukluk belirlendi. Yine aynı diz altında ödem başlangıcı teşhisi koyuldu. Daha ilerisinde bi zedelenme olup olmadığı MR sonucunda belli olacak. Sakatlığının benzerini önceden Colin Kazım'da yaşamıştı. Halil'in tedavisine hergün buz koyarak devam edeceği ve 2-3 hafta dinleneceği açıklandı...
Fotoğraftakiler:
üst sıra: levent, uğur, halil, yalçın, ali
alt sıra: orhan, kaan, yaşar, bülent
Bu arada:
Fotoğrafta Halil'in göbek dikkat çekici...

1 Mayıs 2010 Cumartesi

dünkü halı saha maçımızın yazısı

Dün akşam düzenli halı saha maçlarımızdan birini yaptık. Maç berabere bitti, dostluk kazandı.
8 kişi olarak sahadaydık ama ideal sekizden Yaşar henüz sahaya gelmediğinden maça ben, Bülent ve Levent Bilgili kardeşler ve Orhan'la başladık. Karşı takım Ali, Halil, Yalçın ve Uğur'dan oluştu. Ayşegül ve Funda aplalarda tribündeki yerlerini almışlardı. 2 takım maça birbirlerini tartarak başladı. Yaşar'ın oyuna dahil olmasıyla tempoya başladık. Genel olarak dostluk, fairplay ve mücadelenin ön planda olduğu bi maçtı. Karşı takım maça isteksiz ve yorgun başladı. Haklıydılar, Ali kız arkadaşının yanından diğerleri işten çıkıp geldiler. Tüm haftanın yorğunluğu vardı üstlerinde. Onun dışında Halil'in motivasyonunu bozmaya çalışan Levent abi vardı tellerin arkasında. Ama başkanın dediği kadar göbekte var yani Halo'da.
Maça hiç ısınmadan giren Yaşar sakatlıklarla boğuştu maç boyunca. Sanırım bi kere belini direğe çarptı, 2 defa da kramp girdi ayağına. Güzel bi kaç gol attı. Orhan dünkü maçta kendini gösteremedi, vasattı. Sağ tel dibinden gelip vurduğu ve gol olan pozisyon iyiydi, kimse kaleye vurcağını yada vursada kaleyi bulacağını düşünmemişti. Orhan'ın takımı atağa çıkartmaması lazım bence. Çalım yapamadığını ona birinin söylemesi gerek artık. Yalçın karşı takımda savaşan kişiliğiyle öne çıktı. Kendiside maç sonrası itiraf etti, ileride basıp bi kaç beleş gol attı. Maça başlarken onların ilk golünü klasik hareketiyle attı ipne. Uğur'u adam adamayla durdurmasını bildik. Dün vasatı aşamadı. Halil'in uzaktan vuruşları kaleyi bulsa, fark olabilirdi. Halil'in çok koştuğu bi maç oldu, bir ilerde bi geride gördük onu.  Kalesinde devleştiği bi maçtı. Bir pozisyonu hatırlatmam gerekirse: Sağ kanattan atağa çıkıyorduk orta yuvarlağın rakip yarı alana bakan diliminde Bülent abi topu istedi, pası verdim ileri çıktım. Topu iyi sürerek sol iç boşluktan girdi ve vurdu Halo kurtardı, yere yattı bu sırada. Açılan topu tekrar alan mıhtar şansını bidaha denedi ama olmadı. Top Yaşar'da kaldı o da vurdu, o da olmadı(: Maç öncesi Ali'nin yüzüne top gelmedi, bu sevindiriciydi. Ali'de maçta vasatı aşamadı. Bülent abi her zamanki performansını ortaya koydu. Onunla nadir iyi anlaştığımız maçlardandı. Ama avantajının ne olduğunu onada söyledim: ayrodinamik kafa yapısı. Dünkü maçta sezonun en iyi futbolunu sergiledim sanırım. Hem savunma hem forvette ii işler becerdim. Dos Santos'un Sivas'a attığı gole benzer bi gol attım. 3 kişiyi geçtim kaleciyle karşı karşıyayı kaçırmadım. Sanki saçlarım uzadıkça daha bi futbolcu havasına bürünüyorum. 
Haftanın 4ü:
Bülent, Kaan, Yalçın, 4. iyi bi adam bulamadım.
Bi sivri parantez halı sahacı Metin için açmak lazm. Oturtmakta lazm üstüne. Ali atar yaptı Metin'e: "arkadaşlar mıhtarı tanıyomuş 5 liraya oynuyorlarmış" "bulucam o mıhtarı bizde 5 e oynıyalım" "her hafta kapora alıyor bizden". Umarım Ali bu işin peşini bırakmaz. Haftaya gene kapora vermiyelim sonra(:
Bu arada:
Bülent Bilgili ne güzel yapıyo, getiriyo eşini maça. Beyler haftaya bizde getirelim hatunları. Neşe'yi de uzun bi aradan sonra görmüş oluruz hem. Özlemedik mi(:
Teşekkür:
Fotoğraflar için Levent başkana...

3 Nisan 2010 Cumartesi

yarın açıköğretim hayatım başlıyor...
açıktan bişeler öğrenjem sanırım...
şu ana kadar öğrendiğim bişey yok ama tahmin ettiğim bişeyler war...
birazda mantık tabi...
bakalım nasıl geçjek?
insanlık için bi bok deil ama benim önemli bi adım olduğu gercek...

Ayrıca:
halısaha maçı yağmurlu havada kıran kırana geçti...
A takımı: ben, bülent, yalçın, yaşar
B takımı: cemil, ali, uğur, halil
den kurulu takımların, denk güçlerin karşılaşması oldu...
halil hep tabeladan çaktı(en az 3 golümüz yazılmadı) yazık oldu...
maçın son dakikalarına 2 farkla girdik ama kondisyonu ii olan karşı takım (yani Btakımı) 1 farkla yenmesini bildi...
takım arkadaşlarım beni sık sık kale ve defansta yalnız bıraktılar...
ufak tefek sertliklerin olduğu maçtan 2 oyuncu, (bülent+cemil)
gerginlik sebebiyle disiplin kuruluna sevkedildi...
piç yalçın yönetim tarafından süresiz kadro dışı bırakılırken, ağır para cezası(götünü satsa ödeyemez)na çarptırılacağı böylece tüm topçulara gözdağı verilmek istendiği söylendi... (haketti ipne)

şimdi uyumam lazım, yrn sınav var... eyva eyva...